Dijital çağlarda aşkı görücü usulüyle değil online yaşıyor, aşkı farklı şekillerde ifade ediyoruz. Elbette ifade biçimi değişse de hissiyat değişmiyor. M.Ö 1900lü yıllarda bir tablete yazılan aşk da bugün e-posta veya sosyal medya ile ilettiğimiz hislerimizi yansıtıyor. Dünyanın ilk aşk mektubu nasıl yazılmış, hangi sözcüklerden oluşuyordu merak ediyorsan seni yazımızın devamını okumaya davet ediyoruz.

Dünyanın ilk aşk mektubuRahibe ile kralın aşkı

Dünyanın ilk aşk mektubu Sümerli bir rahibe ile bir kralın aşkına aitti. 1900’lü yıllarda Niffer Vadisi’nde yapılan bir kazı sonucu bulunan dünyanın ilk aşk mektubu, Mezopotamya’da milattan önce 2300-2500 yılları arasında çivi yazısı ile bir tablete yazılmış. Eser, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Osmanlı Devleti’ne teslim edilmesinden 58 yıl sonra dünyaca ünlü Sümerolog Muazzez Ilmiye Çığ ve Hatice Kızılay tarafından tercüme edilen mektubun anlattığı aşk hikayesi şöyle: Enlil ismindeki Sümerli rahibe, Su-Sin isimli krala aşık olur ve Sümer bayramında bir şekilde tanıştıktan sonra mutlu sonla biten bir evliliğe adım atarlar. Rahibe Enlil kralına duyduğu aşk ile tablete bir aşk şiiri yazar.

Sarayda ve halkta çok sevilen şiir şarkı olarak bestelenen şiir dilden dile dolaşır. İşte, gerçek bir sevginin ve içten gelen bir aşkın sembolü olarak kabul edilen şiir…

Güveyi, kalbimin sevgilisi,

Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı

Beni büyüledin,

Senin önünde titreyerek durayım,

Güveyi, seni okşayayım,

Benim kıymetli okşayışım baldan hoştur,

Bağışla bana okşayışlarını,

Benim beyim tanrım,

Benim beyim baygınlığım,

Enlil’in kalbini memnun eden Su-Sin’im,

Bağışla bana okşayışlarını.

Uğruna şiirler yazacağın o özel insanı bulman dileğiyle…

Efsanevi aşk hikayeleri kahramanları

No Comments Yet

Comments are closed